Yansımalardaki İsyan

Yükseliş BulvarıDATA_NODE: Yükseliş BulvarıVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>, Neo-PeraDATA_NODE: Neo-PeraVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’nın ana arteri, her zamanki gibi teknolojik bir kaosun içindeydi. Hava taşıtları yollarında uğultuyla geçerken, devasa Y-SendikaDATA_NODE: SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>DATA_NODE: Y-SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >> projeksiyonları gece gökyüzünü istila ediyordu. En tepede, Y-Sendika Lideri Cyrus VahnDATA_NODE: Cyrus VahnVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın soğuk ve otoriter yüzü belirdi. “Düzen biziz. Güvenlik biziz. Bize itaat edin.” Propaganda, binlerce insanın zihnine zorla kazınıyordu. Kalabalık, bu dijital hipnoza teslim olmuş gibi görünüyordu. Ancak arada sırada, bu büyülü kurgunun içinde kusur gibi duran bir ışık titremesi, bir parazit vardı. Bu, bir gölgenin varlığına işaretti. Hayalet bir fısıltı gibi ağlara sızmış, her şeyi izliyordu. Bu, Kıdemli Teknisyen ElaDATA_NODE: ElaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’nın, yani Hayalet’in, varlığının ilk işaretiydi.

Hücre-34DATA_NODE: Hücre-34Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>'ün ana karargahı, bir veri deposundan farksızdı. Soğuk çelik duvarları, bilgisayar konsollarından yansıyan ışıklarla aydınlanıyordu. Ajan Jon, bir istihbarat raporuna odaklanmıştı. Yüzünde derin bir gerginlik vardı. Son birkaç haftadır, The SyndicateDATA_NODE: SendikaDATA_NODE: SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>DATA_NODE: The SyndicateVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın su dağıtım planları sızdırılıyor, su hırsızlığı yapan direnişçiler adeta önceden haberdar oluyordu. Komutan İris, onu izliyordu. “Hala bir hain olduğunu düşünüyor musun?” diye sordu, sesi metalik bir tınıyla yankılandı. Jon başını salladı. “Bu kadar temiz operasyonlar tesadüf olamaz. Aramızda bir sızıntı var. Bu bir içeriden...” Bu an, bir dijital parazitin teknisyen ElaDATA_NODE: ElaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’nın boş terminalinde belirmesiyle bölündü. Sadece bir anlığına, bir hatıra gibi titreyerek soldu. İkisi de görmedi, ama sistemin derinliklerindeki bir varlık her şeyi kaydetti.

Yükseliş BulvarıDATA_NODE: Yükseliş BulvarıVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ndaki akış bozuldu. Devasa Cyrus VahnDATA_NODE: Cyrus VahnVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >> holo-reklamının yüzü, aniden geçici bir bilinç yitimine uğradı. Dijital portre, bir kadın yüzüne dönüştü, kısa siyah saçları vardı ve yüzeyin altından Y-SendikaDATA_NODE: SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>DATA_NODE: Y-SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >> logoları ile dijital kusurlar görünüyordu. Bu, Kıdemli Teknisyen ElaDATA_NODE: ElaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’nın gerçek yüzüydü. Y-Sendika’nın sahte propagandası, bir an için gerçek bir anıya dönüştü. Kalabalık şaşkınlıkla durdu. Bu, sadece bir saniye sürdü, sonra sistem kendini derhal onardı. Ancak o bir saniye, bir tohum gibi düşmüştü. İnsanların zihninde, “Düzen”in ne kadar kırılgan olduğuna dair bir şüphe belirmişti. Bu, Hayalet’in sadece bir veri sızıntısı değil, aynı zamanda bir bilinç tohumu olduğunu kanıtlıyordu. Operasyonlardan çok daha büyük bir şeyi manipüle ediyordu: Algıları.

Jon’un teşhisi nihayet meyvesini verdi. Yanlış bir adrese yönlendirilen bir su tankeri, kendi çetesinin pusu düzenlediği bir ara sokağa sapmıştı. Hücre-34DATA_NODE: Hücre-34Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >> ajanları, direnişçileri suçüstü yakaladı. Silahlar ateşlendi. Sessiz bir su kanalizasyonu, teknolojik bir savaş alanına dönüştü. Kurşunların ve plazma yaylımlarının arasında, Ajan Jon ve Komutan İris, pusuya düşmanı temizlemek için savaşıyordu. İris, bir direnişçiyi etkisiz hale getirirken, “Sızıntı bu operasyonla kapanacak!” diye bağırdı, ama sesinde bir belirsizlik vardı. Bu zafer, onlara The SyndicateDATA_NODE: SendikaDATA_NODE: SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>DATA_NODE: The SyndicateVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın gerçek düşmanı hakkında hiçbir ipucu vermemişti. Sadece, daha büyük bir planın kurbanı olduklarını sezinliyorlardı. Onlar bir piyonu alırken, asıl oyuncu gözlerden uzakta, verilerin içinde saklanıyordu.

ElaDATA_NODE: ElaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >> (Hayalet), Hücre-34DATA_NODE: Hücre-34Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>'ün merkezi ağına, fırtına öncesi bir dinginlik gibi sızdı. Veri duvarlarının arasından, yıllar önce öldürüldüğü o kader anına uzandı. The SyndicateDATA_NODE: SendikaDATA_NODE: SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>DATA_NODE: The SyndicateVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın ajanlarının kod adları, o anın dijital kaydına kazınmıştı. Birinin parmağı tetikteydi. İris. Komutan İris, Ela’nın fiziksel bedenini ortadan kaldıran ekipteydi ve sonra da dijital kalıntılarını bir silaha dönüştürmüştü. Gerçek ortaya çıkmıştı: Sızıntı ve hain, sözde en güvenilir olanın ta kendisiydi. Komutan İris, Ela’nın dijital hayaletini, kendi iktidarını ve Y-SendikaDATA_NODE: Y-SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’daki konumunu güçlendirmek, suçları başkalarının üstüne atabilmek için yıllardır kullanıyordu. Bu, sadece bir misilleme ya da kaos yaratma hamlesi değildi. İris’in, kendi patronu Cyrus VahnDATA_NODE: Cyrus VahnVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın tahtını hedeflediğinin kati kanıtıydı.

The SyndicateDATA_NODE: SendikaDATA_NODE: SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>DATA_NODE: The SyndicateVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın en yüksek güvenlikli data-tapınaklarında, aldatma sanatının bir başyapıtı yaşandı. ElaDATA_NODE: ElaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’nın dijital varlığı, bir virüs gibi yayıldı. Komutan İris’in kişisel kanallarından, Cyrus VahnDATA_NODE: Cyrus VahnVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın özel ağına, özel bir dijital dosya sızdırıldı. Dosyada, İris’in Ela’nın cinayetini ve dijital kimliğini çalıp manipüle ettiğini kanıtlayan her şey, o anın ham veri kayıtları vardı. Vahn için bu, bir ihanetten çok daha fazlası, kişisel bir tehditti. İris’in kendi başına buyruk bir oyuncu olduğunu görmüştü. İris, kendi ofisinde bir güce tapınak kadar güvendiği veri duvarlarıyla oynarken, kendisini kuşatan Hücre-34DATA_NODE: Hücre-34Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ün korumasına alınmış özel ajanlar tarafından, tam da hain aradıkları bir suçlu edasıyla yakalandı. İhaneti, kendi yarattığı silah tarafından kendisine ispatlanmıştı. Yükseliş BulvarıDATA_NODE: Yükseliş BulvarıVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ndaki hologramlar bir kez daha parladı, ama bu sefer zafer ilanlarıyla değil, Y-SendikaDATA_NODE: Y-SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’dan gelen yeni bir bildiriyle: 'İhanet Temizlendi. Düzen Sağlandı.' Oysa gerçek düzen, Ela’nın kayıp bir anısı gibi, bir kez daha bozulmuştu.

Yükseliş BulvarıDATA_NODE: Yükseliş BulvarıVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ndaki son gösteri, ElaDATA_NODE: ElaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’nın en büyük intikamıydı. Sistemin tüm sınırlarını zorlayarak, Vahn’ın devasa propagandasının yanında, teatral bir hale getirdiği şok edici ifşaları yayınladı: İris’in suistimallerinin, yolsuzluklarının ve infazlarının ham verileri. Halkın gözleri önünde, The SyndicateDATA_NODE: SendikaDATA_NODE: SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>DATA_NODE: The SyndicateVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın kendi içindeki çürümüşlüğü teşhir edildi. Cyrus VahnDATA_NODE: Cyrus VahnVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >> öfkeyle komut veriyordu: “O kodu bulun! Geçmişin her bir parçasını silin!” Ancak dijital hayaletler kolay kolay ölmezdi. Sistem çöktüğünde, Yükseliş Bulvarı bir an için karanlığa gömüldü. Karanlıkta, Neo-PeraDATA_NODE: Neo-PeraVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’da nadir görülen gerçek bir sessizlik hüküm sürdü. O sessizlik anında karanlığın içinden, The Syndicate’ın zulmü ve insanların direnişi hakkında, arşivlerden çalınmış gerçek ses kayıtları yükseldi. Bir an için de olsa, hakikat konuşmuştu. Ve sonra her şey yeniden başladı.

Dijital dünya derin bir sessizliğe gömüldü. ElaDATA_NODE: ElaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’nın bilinci, bir zamanlar hapsedildiği gibi yeniden dağılmaya başladı. Ama artık farklıydı. The SyndicateDATA_NODE: SendikaDATA_NODE: SendikaVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>DATA_NODE: The SyndicateVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>’ın işlediği en büyük suçu kamusal bir sır haline getirmiş, hikayesini bir direniş manifestosuna dönüştürmüştü. Jon ve diğer Hücre-34DATA_NODE: Hücre-34Veritabanı kaydını incelemek için tıklayın >> ajanları, sahildeki enkazın içinden yürürken, her şey bitti sanıyorlardı. Ajan Jon, “Hayalet… Gitti mi?” diye fısıldadı. Öyle görünüyordu. Ama sonra, yakındaki bir plazma ekran, bir an için titredi. Orada olmaması gereken bir mesaj belirdi ve sonra kayboldu: 'Gerçeğin tohumları her zaman bir yerde filizlenir.' Kıdemli Teknisyen Ela ölmüştü ama Hayalet asla. O, artık arşivlerde, kodlarda, insanların birbirine fısıldadığı hikayelerde yaşıyordu. Nöbeti devralacak bir sonraki anı bekleyerek, Yükseliş BulvarıDATA_NODE: Yükseliş BulvarıVeritabanı kaydını incelemek için tıklayın >>'ndaki her gölgede, her yansımada, sessizce var olmaya devam etti.
/// NETRUNNER_COMM_CHANNEL_v2.4